|
ALTAY ELİ |
Yüzölçümü : 92.600 km2
Nüfusu : 198.100
Başkenti : Gorno-Altaysk
Rusya'ya bağlı bir cumhuriyet olan Altay Eli, güneybatı Sibirya'da, Altay-Sayan
Dağları ve Ob, Abakan, Yenisey nehirlerinin kaynak ve havzarına yayılmış bir
ülkedir. Güneyde Moğolistan ve Çin'le çevrilidir. İklimi çok sert olup kışları
soğuk ve az kar yağan ; yazları sıcak ve yağmursuz geçen bir bölgedir. Bu yüzden
tarım gelişmemiştir. Arazinin üçte biri ormanlarla kaplıdır. Ülkeyi kapsayan
Altay Dağları'nın yüksekliği 4.000 m'dir ve buzlarla kaplıdır. 7.000'e yakın göl
bulunan Altay'da en büyük göl Telstkoye (altın ) gölüdür.
Altay Türkleri küçük kabileler halinde teşkilatlanmışlardır. Bu kabilelerden
Tubalar, Türkleşmiş Samoyedlerden meydana gelir, şeklen Ortodoksturlar, fakat
Şamanist inançlara bağlıdırlar. Kumandinler'in bir kısmı Ruslaşmıştır, tamamına
yakını ise yerleşik hayata geçmiştir. Ku Kişiler veya Lebedler adıyla anılanlar,
Türkleşmiş Samoyedler'dir ve iki kol halinde yaşarlar. Telengitler Şamanizmi,
Ortodoksluğu ve Lamayizmi kabul etmişler ve Moğollardan etkilenmişlerdir.
Teleütler, Ruslar'dan fazlaca etkilenmiş Kuznetsk'te yaşayan bir boydur.
Telengitler'in ve Kumandinler'in bir kısmı Müslüman, fakat çoğunluğu
Hıristiyan'dır. Teleütler'in ise çoğunluğu Sünni Müslüman'dır. Görüldüğü gibi
Altay Türkleri'nin çok zengin ve renkli bir dini durumları ve oymak-kabile
yapıları vardır. Bazı kabileler Kırgız, Kıpçak, Nayman gibi boyların adını
taşımaktadır. Tölös kabilesinin adı ise Orhun Yazıtları'nda geçmektedir. Altay
Türkleri, eski aile teşkilatı yönünden 24 soya ayrılırlar. Soy kardeşleri kendi
aralarında evlenmezler. Eskiden çobanlık ve göçebelikle uğraşırken, bu gün
yerleşmişler ve tarımla uğraşmaya başlamışlardır.
1756 yılında Kalmuk Hanlığı, Çin tarafından yıkıldıktan sonra, Altay beyleri
Ruslara sığındı. Böylece Altay bölgesine Rus akını başladı. 1855 yılında
çıkarılan bir kararnameyle Rus göçmenlerin istedikleri yerlere yerleşmelerine
izin verildi. Bu sıralarda Rus din adamları Altaylıları Ortodokslaştırmaya
başladılar. Önce yurtlarının ellerinden alınması, sonra dinlerine ve
kültürlerine müdahale edilmesi, Şamanist Altay Türkleri'ni kurtarıcı aramaya
itti. Bu sıralarda orta halli bir Altaylı olan Çet Çelpanov, kurban kesmeyi,
Ruslarla dost olmayı reddeden, kamları şeytana tapanlar olarak niteleyen Ak Yang
dediği Burhancılık inancını yaymaya başladı. Bu din; Şamanizm, Budizm karışımı
bir inanç sistemiydi. 1904 yılının Temmuzunda bir ayin esnasında Çet Çelpanov ve
taraftarları tutuklandı.
Halkı Ruslaştırmaya karşı diri tutan diğer bir önemli unsur da zengin destan
kültürüdür.
NÜFUS
Cumhuriyetin nüfusu 198.100 olup, halkın % 73.8'i kırsal alanda, % 26.2'si
şehirlerde yaşamaktadır. 70 yıllık Sovyet sistemi boyunca buraya sürgün edilmiş
38 çeşitli halk bulunmaktadır. Nüfusun % 60'ını Ruslar % 31'ini Altay Türkleri %
5.6'sını Kazak Türkleri oluşturmaktadır.
EKONOMİ
Altay"da altın ve civa çıkarılmakla birlikte ekonominin temeli tarımdır.
Vadilerde yulaf, tahıl ve sebze yetiştirilir. Dağlarda ve vadilerdeki çayırlarda
ise sığır, koyun, keçi,at ve yak öküzü besiciliği ağırlıktadır. Ülkede kürk
avcılığı ve arıcılık yaygındır. Ren geyiği besiciliği yapanlar da vardır. Bunun
yanısıra balık da avlanmaktadır. Sanayiye gelince makine yapımı, metalürji,
gıda, tekstil sanayisinin önemli olduğu görülür. Kereste ve diğer orman ürünleri
de oldukça önemlidir.
EĞİTİM
Ülkede 192 ortaokul, 3 teknikum ve 1 üniversite bulunmaktadır. Altay Türkçesi
ile yılda 37 kitap , 1 gazete ve 2 dergi yayınlanmaktadır. Ortaokullarda 35 bin,
teknikumlarda 43 bin, ülkenin tek üniversitesinde ise 2600 öğrenci öğrenim
görmektedir.