|
Haber - Yorum |
İçerik |
||||||||||||||
|
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN! ![]() Türk tarihinin akışı değişmişti 30 Ağustos sabahı... Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK'ün önderliğinde vatan uğruna şahlanan Türk Milleti, Sevr Antlaşması'nı parçalayarak Kurtuluş Savaşı'nı kazanmış ve "Türk" adını taşıyan devletinin temeline ilk harcı koymuştu. Tamamı >> AHMEDİNECAD ZİYARETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 15 Ağustos 2008 tarihinde, İran Devlet Başkanı Ahmedinecad Türkiye'deydi. Bu elbette gayet normal bir olaydır. Bir devlet başkanı, bir başka ülkeyi ziyareti edebilir. Fakat Ahmedinecad'ın bu ziyareti biraz alengirli oldu. Bir kere resmi protokole uygun olarak, cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün kabri, Anıtkabir ziyaret edilmedi. Bir diğer tuhaflık ise Ahmedinecad'ın ilk olarak Türkiye'nin başkenti Ankara'ya değil, Osmanlı'nın son kalesi İstanbul'a gelmesidir. Tamamı >> YARGI BAĞIMSIZDIR, MÜDAHALE EDİLEMEZ Henüz toplumsallaşamamış ilk çağ insanlarından tutun da, günümüzün çağdaş uygarlığına kadar kişiler, her zaman adalet arayışı içerisinde olmuşlardır. Çünkü adaletin olmadığı yerlerde anarşi, kan, huzursuzluk ve kaoslar olurken, adaletle yönetilen yerlerde barış, huzur ve refah hüküm sürmüştür. Bilinmektedir ki insanlar, yıllar geçtikçe medenileşmişler ve sonunda bugünkü duruma ulaşmışlardır. Tamamı >> DEVLET - MİLLET İLİŞKİSİ Devlet, milletlerin oluşturmuş olduğu düzenli ve teşkilatlı topluluklardır. Her milletin kendisine ait bir devleti vardır. Devlet anlayışı, milletler için çok eski bir adettir. Bilinen ilk çağlarda, kabile türü devlet yönetimi var olmuş, çağlar ilerledikçe insanlar medenileşmiş ve insanlarla beraber devlet anlayışı da medenileşmiştir. Devlet anlayışı, özünde topluma dayanır. İnsanlar, toplum hâlinde yaşamak zorunda olan canlılardır. Devletin görevi de işte bu toplumu eşit ve adil bir şekilde yönetmektir. Tamamı >> UNUTULAN BİR ŞEHİT Yavuz, gözleri açık olduğu hâlde artık gülümseyemiyordu. Son bir güç ile komutanının elindeki elini sıkmaya muvaffak oldu. Komutanının gözlerinin içine bakarak son bir söz diyecek oldu, nefesi yetmedi. Dudağının sol tarafından sızan ince bir kanla başı geri düştü. Artık Yavuz hiçbir şey göremiyordu. Gözleri yıldızları seyrediyordu ama Yavuz yıldızları göremiyor, yanı başında kendisine ölmemesini emreden Yılmaz üstçavuşunu duyamıyordu. Tamamı >> BU NASIL MİLLÎ İRADE? Ulu Önder Mustafa Kemal, çürümüş Osmanlı'dan sonra kurduğu yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni, milletin iradesi egemenliğine dayandırmıştı. Çünkü uygar Türk cumhuriyetinde güç, Osmanlı'da olduğu gibi padişahın değil, artık doğrudan Türk milletinin elinde bulunmalıydı. Bunu sağlamak için Mustafa Kemal ATATÜRK, millet meclisi açtı ki burada, milletin seçtiği kimseler yine milleti temsil edecekti. Gelin şimdi o Meclis'te gerçekten milletin iradesi temsil edilip edilmediğine bir bakalım. Tamamı >> KÜRT SORUNU NEDİR EFENDİLER? Kendine sorun çıkartma bakımında bizim ülkemiz herhalde bir numaradır. Yunan sorunu, Kıbrıs Sorunu, Irak sorunu, Ermeni sorunu, Ege sorunu vs. Sorunların bittiği biteceği yok. Üstüne üstlük her gün yenileri açılıyor başımıza. Bir sorunumuz(!) daha var ki, pusuda bekleyen yılan kadar sinsi ve bir o kadar hain. Bu sözde sorunun adı "kürt sorunu." Kürt sorunu denen şeyi nedense bir türlü çözemedik. Tamamı >> 301'E DOKUNMAYIN Türkiye'de siyasi kriz çıkarmakta artık uzmanlaşan AKP, dayatmacı politikasından taviz vermeden bir konuyu daha gündeme düşürdü: 301... Aslında bu yeni bir konu değil, AKP, iktidar olduğu günden beri 301 meselesini kaşıyıp duruyor ama bu son günlerde 301 işi iyice gündeme oturdu. Milleti alıştıra alıştıra 301'i ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Tamamı >> AKP'NİN KAPATILMASI LÂZIMDIR Gelinen süreçte açıkça görülmektedir ki AKP, ülke yönetiminde birlik ve bütünlüğü sağlayıcı bir rol üstlenmekten ziyade, baskı ve güç kullanarak insanlara istediğini yapma/yaptırma yoluna gitmiştir. Bu yüzden kapanma olayı şaşırtıcı olmasa gerekir. Çünkü kendileri, her fırsatta hak ve hukuktan bahsetmekteler. Hakkın ve hukukun yerine gelmesi ve hakkıyla uygulanabilmesi için de yaşasaydı bugün Neron gibi bir diktatöre bile sorsak sanıyorum AKP'nin kapatılması gerektiğini söyleyecekti. Çünkü aklın yolu birdir. Tamamı >> TERÖRİST GÖRÜNÜMLÜ MİLLETVEKİLLERİ Cumhuriyet rejimi, en güzel bir idare biçimidir. Bu idare biçiminde bir diktatör yoktur, olmaması gerekir. Cumhuriyette millet kendisi adına karar verecek olan temsilcilerini kendi seçip meclisine gönderir. Bu sayede millet kendi kendisini yönetir. Yüce Atatürk, bu yüzden Türk Milleti'nin karakterine ve yapısına en uygun rejim olduğunu belirttiği cumhuriyeti, Türk Milleti'nin idare sistemi yapmıştır. Tamamı >> TEK KURTULUŞ - SINIRIN ÖTESİNE GEÇMEK 2002'de Amerika Irak'ı işgal etti ve o gün bugün Ortadoğu'da sular durulmadı. Bu şekilde giderse de kolay kolay durulacağa benzemiyor. Amerika bir petrol sevdasıyla ta kalkıp cehennemin dibinden Irak'a geldi. Burada tozu dumana katıp bütün emperyalist mikroplarını etrafa saçtı. Amerika'nın Irak'a saldırdığında bütün dünya tepki gösterdi. Bir tek kürtler bu saldırıyı memnuniyetle karşıladı. Çünkü Amerika, Irak'a saldırmadan önce kürtlere bağımsız devlet sözü vermişti. Anlaşmaya göre kürtler Amerika'ya destek olacaktı ve Amerika da kürtlere şimdiki Irak'ın kuzeyinde bağımsız bir devlet kurduracaktı. Tamamı >> TOPLUMCULUK Türkçülüğün (ve Ulu Önder Atatürk'ün) ilkelerinden olan toplumculuk nedir? Toplumculuk, toplumdan bencilliğin silinmesi demektir. Toplumda yaşayan her ferdin, kendisi için istediği her bir şeyi, o toplumda yaşayan herkes için ayrı ayrı istemesi demektir. Çünkü toplumcu kimse bilir ki; toplumda bir kişi gelişip güçlendikten sonra, bunun kendisi olup olmamasının bir önemi yoktur. Yeter ki güç, o toplumun içinde olsun. Tamamı >> SAFLAR BELİRLENİYOR Mert insanlar, akıllarından geçenleri akıllarından geçtiği gibi direk söylerken; akıllarından geçenleri söyleyecek, düşüncelerini ve inançlarını savunacak cesareti olmayan kişiler savundukları, daha doğrusu sinsiliğe ve namertliğe dayanan fikirlerini kalıptan kalıba sokar, bir türlü açıklayamazlar. İşte bunların gerçek amaçları ortalığı karıştırmak, kişilerin zihinlerini bulandırmak ve toplumdaki bireylerin bağlarını zayıflatarak onları birbirinden uzaklaştırmaktır. Böylelikle istedikleri olacak, toplumsal bütünlük bozulacaktır. Tamamı >> GÜÇLÜ OLMAK Tanrı, yeryüzündeki bütün canlıları bir savaş içerisinde yaratmıştır. Her canlı türü, kendi türünden veya farklı türden bir canlıyla sıcak veya soğuk olarak savaş hâlindedir. Bu savaş, tabiatın dengesinin korunması bakımından çok önemlidir. Çünkü güçlü olanların çoğalması, zayıfların ortadan kalkmasına bağlıdır. Eğer bir canlı türü yaşamak istiyorsa, o canlı türünün güçlü bireyleri yükselmeli, zayıf bireyleri ise gitmelidir. Tamamı >> GEÇ KALIYORUZ 38 Bir Türk genci olarak açıkça belirteyim: Amerikalılar'ın onayı umurumda değil. Uluslararası yasal prosedür umurumda değil. Muhtemel dış baskılar, insan hakları iddiaları, diplomatik çözümler ve dahi Meclis'in alması gereken karar umurumda değil! Binlerce cana kıyan bu vahşiler hayatta kaldığı sürece, şehitlerin kanları bu devlete haramdır. Bunun vebalini çekmek isteyen çeker, biz kabul etmiyoruz. Tamamı >> CUMHURİYETİ PUSUDA BEKLEYEN NURCULUK Cumhuriyet kurulduktan bu yana, açık ve gizli şekilde cumhuriyeti yıkma çabaları sürüp gitmektedir. Bu çabalar hiç bitmemiştir, her zaman en büyük tehdit olarak ülkemizde var olmuştur. Bazen sesleri kesilmiş, gizliden gizliye planlar yaparak bu düşmanlıklarını sürdürmüşler; bazen de alenen ortaya çıkıp cumhuriyete karşı olduklarını haykırmış ve cumhuriyeti yıkmak için çalışmışlardır. Tamamı >> IRAK'IN KUZEYİ MESELESİ Amerika, kendisine bu konuda destek vermek şartıyla bir hükümet getirdi Türkiye'nin başına... 3 Kasım 2002'de yangından mal kaçırırcasına yapılan seçimler sayesinde, Amerika'nın Irak'a girmesini sağlamakla görevli bir iktidar kuruldu ve bundan birkaç ay sonra Amerika Irak'a saldırdı. Hem de ne saldırış. Çoluk–çocuk, kadın, yaşlı demeden kırdı geçirdi. Tamamı >> HER YÜZE UYAN MASKE - DEMOKRASİ Milletler tarihinde insanı dehşete düşüren çok hadiseler vardır. Bugünün başarılı milletleri, geçmişteki bu hadiselerle bugün olanları karşılaştırıp, geleceğin tahminini yapanlardır. Bu şekilde yapılan tahminlerde yanılma olasılığı hiç yoktur. Çünkü tarih büyük ölçüde tekerrürden ibarettir. Mesele, güçlü ve zeki olmaktır. Dünya üzerinde yaşamaya hakkı olan milletler, sadece güçlü ve zeki olanlardır. Aciz, zayıf ve zekâdan yoksun milletler ise ya yok olmaya, ya da güçlü ve zeki milletlerin kölesi olmaya mecburdur. Üçüncü bir seçenekleri yoktur. Tamamı >> 2. MENDERES Osmanlı döneminde soyadı kanunu olmadığından padişahlar geliş sıralarına göre numara alırlardı. 1. Selim, 2. Murat gibi... Bugün ise kafası değişmeyen, Osmanlı zihniyetinden henüz kurtulamamış olanları numaralandıracak olursak, Tayyib Erdoğan kesinlikle 2. Menderes olacaktır. Kendisini padişah sanan, meclisteki milletvekili çokluğuna güvenip de halife olduğu hissine kapılan bir kişi için, yolunda ilerlediği Menderes'in 2. sürümü olmayı hak etmiyor değil. Tamamı >> SABETAYCILIK KONUSUNA FARKLI BİR BAKIŞ Kozmetik sektöründe dünya devi sayılan Estee Lauder firmasının üç yıl önce 95 yaşında ölen aynı adlı kurucusu ile yapılmış son röportajı geçtiğimiz günlerde yabancı bir televizyon kanalında izledim. Röportajın tarihi 2002, yani kadın o sırada tam 93 yaşında. Sesi titriyor, zorlukla konuşuyor, öldü ölecek gibi bir hâli var ama çalışmaktan hâlâ zevk aldığını, haftada iki gün şirket merkezine gidip işleri takip ettiğini söylüyor. Tamamı >> BİR KOMEDYEN OLARAK MESUT BARZANİ Türkiye-Irak gerginliği son günlerde hızlı bir tırmanış içerisinde. Yükselen bu gerginliğin en önemli aktörü ise tanıdık bir isim: Mesut Barzani. Tanıdık diyoruz çünkü Barzani'nin cebine kırmızı pasaportu koyan, onun dünya ülkeleri ile temasa geçmesini sağlayan, bugün sıradan bir kişi olmamasının müsebbibi olan devlet, devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Turgut Özal'ın cumhurbaşkanlığı döneminden beri gereksiz bir şekilde arka çıktığımız Barzani, şimdi arkasına aldığı Birleşik Devletler'in de gücüne güvenerek Türkiye'ye meydan okuyor. Tamamı >> KÜRT KARDEŞLERİMİZ(!) NEREDE? Son dönemde yaşanan olayları hepimiz görüyoruz. Neredeyse hergün şehit cenazeleri kaldırılıyor; güneydoğu bölgemizdeki DTP'li belediye başkanları devletle inatlaşarak var güçleriyle kürtçülük yapıyorlar, bölgedeki kürt nüfus resmen olmasa bile manevî anlamda Türkiye Cumhuriyeti'nden kopma noktasına geldi; binlerce kişinin katıldığı mitinglerde kürt bayrağı olduğu söylenen bez parçaları ve Öcalan posterleri açılıyor, Barzani-Talabani lehine sloganlar atılıyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne sövülüyor, "bağımsız kürt devleti" isteniyor. Tamamı >> TÜRK KARŞITI CEPHE FAALİYETLERİ VE DERİN MEDYA Türkiye'de son gelişmeler gösteriyor ki, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Türk'ün karşısında, millî değerlerin karşısında eski devirlerde görülen yapılanmalara benzeyen, bu yapılardan biraz da farklı olan şer bir cephe oluşmuştur. Bu şer cephe, tek bir görüşü, eğilimi barındırmıyor. Türk karşıtı bu cephe; Marksist-Leninist, aşırı solcu, yeni liberalist, yeni İslamcı, ikinci cumhuriyetçi, azınlık psikolojisi ile hareket eden, etnik milliyetçi, ırkçı bir cephe… Bu tehlikeli yapılanmanın üyeleri, görüş farklılıkları olmasına rağmen ulus devletin ortadan kaldırılması, Türklüğün yıpratılması amacında birleşerek, değişik yöntemlerle saldırılarına başladı. Tamamı >> TÜRKÜZ, TÜRKÇÜYÜZ, ATATÜRKÇÜYÜZ Türk olmanın ayıp sayıldığı, hele Türkçü olmanın en büyük ayıp sayıldığı bir döneme girdik… Türk'e, Atatürk'e yönelik saldırıların artarak devam ettiğini görüyoruz. Türkiye'de Türkler'i zor günler bekliyor, onun için "Türküm, Türkçüyüm, Atatürkçüyüm" diye haykırmak hiç bu kadar anlamlı hale gelmemişti. Ulus devletin, birlik ve beraberliğin tehdit altında olduğu ortada... Tamamı >> TÜRKİYE, "IRAK RAPORU" VE KÜRTLERLE DANS ETMENİN SONU! 1991 yılında meydana gelen Birinci Körfez Savaşından bu yana, Irak ve Irak'ın geleceği üzerinde hesap yapmayan ülke kalmamış gibidir. Bunların en başında da ABD ve İsrail ile onların batılı müttefikleri gelmektedir. İkinci olarak da, Irak'ın komşuları olan ülkeler, İran, Suriye ve diğer bölge ülkeleri sayılabilir. Peki Türkiye'yi de bu ikinci gruba dahil edebilir miyiz? Türkiye'nin bir Irak politikası var mıdır? Varsa nedir? Tamamı >> AVRUPA YOLUNDA SON DURAK Türkiye K.K.T.C.'den vazgeçsin mi, vazgeçmesin mi? K.K.T.C., teslim edilsin mi, edilmesin mi? İşte son günlerde bu soruların cevabı aranıyor. AB uğruna gelinen son nokta budur. Yapılan yasa değişikleri, verilen tavizler yetmedi. Şimdi de Türkiye'nin K.K.T.C.'den vazgeçmesi isteniyor. AB'ye üyelikten ziyade "AB sürecine" muhtaç olan, bu sürecin devamını iç siyasette elini kuvvetlendirme aracı olarak gören Akp hükümetinin bu sürecin devam etmesi için Rum kesimini tanımasını istiyorlar. Tamamı >> VATANSIZLAR DERGÂHI "Bugün bazı densizlerin düzeni kurtarmak adına âciz haykırışları, müslümanlara en büyük zulümdür. Kendilerine Türk dediler, Kürtleri dışladılar. Laiklik dediler, seksen seneden beri, İslâm'ı hor gördüler. İşte, ey mümin kardeşlerim, inkârcıların sonu böyle olacaktır! Onlar yarattıkları deccal düzeninde boğulurken ne acı ki din kardeşliğini unutan bazı askerler ile bazı militanlar da ölmekte, öldürmektedir. Fakat bu vahim hâlin vebâlini yalnızca PKK'ya mâl edenler yanılıyorlar. Kürtler ile Türkleri kanlı bıçaklı yapan bu düzendir. Bu imansız düzendir!" Tamamı >> ŞEHİT MEHMETÇİĞE MEKTUPLAR Şanlı Asker; Kanın yerde kalmadı, kalmaz! Türk'ün döktüğü her gözyaşı acılarla bilenen kinimize kin ekliyor. Türk analarının döktüğü her gözyaşı yüreğimize akan alev.. Vatan için kan, vatan için can, vatan için mal, vatan için ne gerekiyorsa hepsini fedaya hazır bir ruhla; mücadeleye yeni başlamış gibi aynı hız, azim ve kararlılıkla düşmanların üzerine demir bir yumruk gibi, yıldırım gibi inmeye hazırız. Tamamı >> TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ'NİN YANINDAYIZ Türk Silahlı Kuvvetleri, Büyük Atatürk'ün gösterdiği yolda, çağdaş yapısı, cesareti, kahramanlığı, vatanseverliği, çalışkanlığı ve disiplini ile emin adımlarla yürümektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Büyük Atatürk'ün "Türk vatanının ve Türklük camiasının şan ve şerefini, dahili ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifesini, her an yapmaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inanç ve itimadımız vardır" sözüyle vermiş olduğu görevin, belirtilen güvenin farkında olup, bu görevi layıkıyla yerine getirme, ulusun ve önderin duyduğu güveni boşa çıkarmama azmi ve kararlılığındadır. Tamamı >>
|
|