İSRAFİL KUMBASAR KİMDİR, AMACI NEDİR?


Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan İsrafil Kumbasar adlı şahıs 31 Ocak 2005 tarihli yazısında nihalatsiz.org sitesinin adını vererek şahsımıza ve sitemize yönelik gerçekdışı iddialarda bulunmuş, yani iftira atmış.

Önce şahıs hakkında kısaca bilgi verelim, sonra asıl konumuza geleceğiz.

DYP (Doğru Yol Partisi)'nin yayın organı olan fakat bir süre önce kapatılan "Öncü" adlı düşük tirajlı günlük gazetede yazarlık hayatına başlayan İsrafil'in o dönemde ülkücülük ile herhangi bir ilgisi olmadığı, günlük siyasî konular hakkında yazılar yazdığı ve DYP'nin o zamanki genel başkanı Tansu Çiller'e bol bol yağcılık yaptığı bilinir. Fakat Fetullah Gülen'in faaliyetlerini öven bir yazı yazması ve bu yazının asker kökenli bir DYP yöneticisi tarafından hoş karşılanmaması üzerine İsrafil'in işine son verilir.

İsrafil Öncü Gazetesi'nden kovulmuştur ama Fetullahçıların dikkatini çekmeyi de başarmıştır. Kendisiyle temas kurulur, el uzatılır ve böylece Nur cemaatine katılır. Bir süre cemaate ait olan yayın organlarında farklı adlarla yazarlık yapar, sonra da MHP yönetimine muhalif bir gazete olan Yeniçağ'a yerleştirilir. O güne kadar herhangi bir ideolojisi olmayan İsrafil, Yeniçağ'a geçmesiyle birlikte ülkücü kesilir ve adının içerisine sahte "Kürşad" göbek adını da yerleştirerek "ülkü devi" edasıyla yazmaya başlar.

Fetullah Gülen'in son birkaç yıldır MHP'ye el attığı malûmdur fakat Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin Nur cemaatine sıcak bakmaması yüzünden parti içerisinde arzu ettiği derecede etkili olamamaktadır. Fetullah çareyi ülkücü camiayı içten karıştırmakta bulur. Amacı, mevcut MHP yönetimine yönelik muhalefeti iyice şiddetlendirerek partinin genel başkanının ve tüm üst kadrolarının değişmesini sağlamaktır. Böylece psikolojik harb başlar ve bu harb türünün başlıca unsuru olan kara propaganda tüm şiddetiyle devreye girer. Fetullah'ın güdümünde olan İsrafil ve türevi kişiler her gün Devlet Bahçeli ve ekibi aleyhinde yazılar yazarak ülkücüleri MHP yönetimine karşı kışkırtmaya çalışırlar.

Fetullah, Amerika'nın memurudur. Amerikalı patronları gibi O'nun da stratejisi "bir taşla birkaç kuş vurmak" olduğu için, emrindeki psikolojik harbçiler bir yandan MHP'yi içten karıştırırken, diğer yandan da Türkiye Cumhuriyeti'nin laik rejimi ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alan söylemlerde bulunurlar ve Amerika'nın tasmalı köpekleri konumunda olan kürtleri destekleyerek Türk toplumuna şirin göstermeye çalışırlar. Böylece bir taşla üç kuş birden vurulmuş olur.

İsrafil Kumbasar'ın bugüne dek yazmış olduğu yazılar incelendiği taktirde üç ana konu üzerinde yoğunlaştığı görülecektir:

1) Devlet Bahçeli ve MHP yöneticilerini olabildiğince karalamak-yıpratmak.

2) Okuyucularını laik cumhuriyet rejimine ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı kışkırtmak.

3) Büyük bir iç-dış tehlike hâline gelen kürtleri masum, zararsız, sempatik ve kardeş gibi göstermek suretiyle Türklerin bu tehlikeye karşı bilinçlenmelerini ve savunmaya geçmelerini engellemek.

Bunlar Fetullah Gülen'in hedefleridir. Bir Nurcu olan İsrafil Kumbasar da hocaefendisinin emri üzerine sürekli bu konularla ilgili yazılar yazarak psikolojik yönlendirme yapmaya çalışan bir elemandır.

Gelelim asıl konumuza;

İsrafil Kumbasar, 31 Ocak 2005 tarihli köşe yazısına şu cümlelerle başlamış:

"TÜRKÇÜLÜK maskesini kullanarak aslında 'Amerikan milliyetçiliği' yapan ne idüğü belirsiz bazı provokatörlerin, ''Sanalevren''de (Internet) bir takım siteler kurarak, muhtemel bir 'Türk-Kürt çatışmasına' zemin hazırlamak için olağanüstü bir çaba sarfettiklerini daha önce bu köşede kaleme aldığımız bazı yazılarda belirtmiştik!.. Bu yazıların ardından, malum siteler hemen bizi de 'Kürt' ilan ettiler!.. Özellikle Amerika'nın Kuzey Irak'ta bir 'yahudi-kürt' devleti kurma girişimlerinin ardından Türkler arasında 'Kürt düşmanlığını körükleme faaliyetleri' büyük bir ivme kazandı!.. Aslında kullandıkları 'sol literatüre ait' söylemlerden 'Türkçülük' ile hiçbir alakaları olmadıkları anlaşılan ve 'PKK ile aynı amaca hizmet eden' provokatörler, '1925'de olduğu gibi' Türkiye'yi bir iç çatışma ortamına sürükleyerek, 'Musul' ve 'Kerkük'e yapılması muhtemel bir 'askeri müdahalenin' önünü kesmek istiyorlar!.."

Tek bir kişiden dayak yediği hâlde, Ülkü Ocakları Genel Başkanı'nın da dahil olduğu 30 kişilik bir ülkücü grubun saldırısına uğrayıp dövüldüğü yalanını uyduran ve günlerce yaygara koparıp her önüne gelene iftira atan İsrafil Kumbasar'ın nihalatsiz.org sitesiyle ilgili yalanlar üretip bize de iftira atmasına doğrusu hiç şaşırmadık. Yalan ve iftira, bu köşe yazarı müsveddesinin tek sermayesidir.

nihalatsiz.org sitesini az buçuk incelemiş olan herkes Amerika'dan nefret ettiğimizi ve Türkiye'nin Musul ile Kerkük'e bir an önce askeri müdahalede bulunmasını istediğimizi bilir. Sayfalarımızda bu konularla ilgili birçok yazı vardır.

"Sol literatüre ait" söylemlerde bulunduğumuzu uyduran İsrafil, kendi ülküdaşlarının maocu görüşe sahip İşçi Partisi ile kol kola girip, kamuoyunda "Kızıl Elma Koalisyonu" adıyla bilinen ortak faaliyetleri gerçekleştirdikleri günlerde nihalatsiz.org sitesinin olanca gücüyle Perinçek ve avenesine karşı mücadele ettiğini bilmiyor galiba!

(Bir Örnek: http://www.nihalatsiz.org/vatan_haini_perincek.htm)

Solculuk semtimize bile uğramamıştır, dünyada komünizm diye birşeyin kalmadığı bu çağda bile biz hâlâ sapına kadar anti-komünistiz çünkü Nihâl Atsız'ın talebeleriyiz. Birkaç dakikasını ayırıp sitemizi inceleyen herkes bunu zaten anlar. Üç-beş oy kapmak uğruna Nazım Hikmetof'un şiirini okumak, "Türkçü-Devrimci Diyaloğu" diye bir saçmalık icad etmek, Perinçek'in kızıl enikleriyle el ele tutuşup gazetecilere poz vermek, yani MAZİYİ UNUTMAK, TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK gibi işler, başkalarına mahsustur.

Bu desteksiz yalanları bir çırpıda sıralayıveren İsrafil Kumbasar, yalan ve iftiranın İslâm dininde büyük günah olduğunu elbette bilir. Ama günah işlemekten çekinmediğine göre, yıllardır din istismarcılığı yapan bu şahısın sahte Müslüman olduğu anlaşılıyor. Tıpkı hocaefendisi gibi...

Devam edelim;

İsrafil, Yeniçağ Gazetesi'ndeki köşesinde "Kendisini Türk olarak kabul eden ve Sanalevren'de Kürşad Göktürk ismini kullanan Kürt kökenli bir okurumuza www.nihalatsiz.org sitesinden gönderilen e-posta üzerine başlayan yazışma" adı altında bir yazışma yayınlamış.

nihalatsiz.org sitesi kimseye e-posta göndermez. İnternet ortamında takma ad kullanan kimliği belirsiz kişilerle asla muhattap olmayız, e-posta göndermeyiz. Yazacağımızı sitemize yazarız; isteyen okur, istemeyen okumaz... İsrafil'in yayınladığı yazışmanın bizimle ilgisi yoktur, bu hayalî yazışmayı bizzat kendisi üretmiştir.

Hayalî yazışmanın konusu, nihalatsiz.org sitesinin arşivinde bulunan "Her Türlü Suçu Kürtler İşliyor" başlıklı makalemiz... Bu makale hayli meşhurdur çünkü geçen yıl fotokopi ile çoğaltılarak İzmir'de caddelere asıldı ve ertesi gün DEHAP İzmir İl Teşkilatı bu durumu protesto etmek için eylem yaptı... İsrafil bu makalemizden alıntılar yaparak tepki vermiş.

Bahse konu makalemize başka kimler tepki veriyor, biliyor musunuz? Kürtçüler ve komünistler...

Buyrun işte ispatı. Aşağıda adresi belirtilen sayfalardan biri PKK'nın yayın organı olan kürtçü "Özgür Politika" dergisinin internet sitesine, diğeri de komünist "Köz" dergisinin internet sitesine aittir. Bu dergiler "Her Türlü Suçu Kürtler İşliyor" başlıklı yazımıza şiddetle tepki vermişler.

http://216.239.59.104/search?q=cache:XUVVSJDjnLQJ:www.ozgurpolitika.org/2003/12/28/hab07.html+Her+T%C3%BCrl%C3%BC+Su%C3%A7u+K%C3%BCrtler+%C4%B0%C5%9Fliyor&hl=tr

http://216.239.59.104/search?q=cache:KWpEIZNml6sJ:kozonline.org/arsiv/PDK19/PDK19_23.htm+Her+T%C3%BCrl%C3%BC+Su%C3%A7u+K%C3%BCrtler+%C4%B0%C5%9Fliyor&hl=tr

Bizi "PKK ile aynı amaca hizmet etmekle" ve "sol literatüre ait söylemlerde bulunmakla" suçlayan İsrafil'in kimlerle aynı amaca hizmet ettiğini ve kimlerle aynı söylemlerde bulunduğunu böylece gözler önüne sermiş olduk.

Ve şimdi konunun en can alıcı noktasına geldik.. İsrafil'in yazısının son paragrafı şu cümleyle başlıyor:

"Ziya Gökalp de Kürttür..."

Ziya Gökalp Türkçülüğü siyasal anlamda sistemleştiren kişi olma özelliğine sahiptir. "Kürt" diye bilinmesi Türkçülüğün, yani Türk Milliyetçiliği'nin bir kürt tarafından geliştirildiğinin zannedilmesine sebep olur ki, bu durumun Türkçülüğe nasıl bir darbe vuracağını anlatmaya herhalde gerek yoktur, herkes kolayca tahmin edebilir. Nitekim, Türk Milliyetçiliği'nden rahatsız olan kürtler Ziya Gökalp'i kürt diye tanıtmak için canla başla uğraşmaktalar. Buyrun size bir örnek. Avrupa'da yayınlanan "Kürdistan Daily News" adlı derginin internet sitesinde Ziya Gökalp'in kürt olduğu yazıyor:

http://216.239.59.104/search?q=cache:yKZmE6QvrfYJ:www.kurdistandailynews.com/tirki/haber/derindevlethakpar.htm+ziya+g%C3%B6kalp+k%C3%BCrt&hl=tr
 
Olayın bir başka boyutu da var. Ziya Gökalp'in Ulu Önder Atatürk'ü fikirsel açıdan hayli etkilemiş olduğu malûmdur, dolayısıyla Gökalp Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinde harcı bulunan önemli kişilerden biridir. İyice azıtan kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu aslî unsuru olduklarını iddia etmeye başladıkları şu günlerde Gökalp'in kürt diye bilinmesi, ülkemizin kürtlerin yardımıyla kurulduğuna dair uyduruk tezi güçlendirir, Türklüğe zarar verir.

Kürt çıkarlarına hizmet eden İsrafil Kumbasar'ın, Ziya Gökalp'i kürt diye tanıtmayı kafasına koyduğu anlaşılıyor. Fakat ortada bir sebep yokken direk olarak bu konuyu açarsa tepki çekeceğini ve kendisinden şüphe edileceğini biliyordu. Konuyu gündeme getirebilmesi için bir sebep, bir bahane lazımdı. Bahanesi nihalatsiz.org sitesi oldu. Bize yalanlar ve iftiralarla saldırdığı yazısının bir köşesine "Ziya Gökalp de Kürttür..." cümlesini sokuşturarak asıl amacına ulaştı. Kürt Said'in talebesi Kürt Fetullah'a müritlik eden bu şahısın nihalatsiz.org sitesiyle ilgili yazı yazmasının yegâne sebebi budur. Aslında derdi bizimle değil, Ziya Gökalp'ledir.

Ziya Gökalp'in kürt değil, Türk olduğunu önemle vurgulamak istiyoruz. Diyarbakırlı olması sebebiyle kendisine bu tür yakıştırmalarda bulunuluyor fakat Gökalp'in doğmuş olduğu 1876 senesinde Diyarbakır bugünkü gibi değildi. O tarihlerde kürt yok denecek kadar azdı, nüfusun büyük bir kısmı Türk'tü. Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren çeşitli sebeplerden ötürü nüfus dengesi bozulmaya başladı.

"Yılanın en tehlikelisi bulunduğu yerle aynı renk olanıdır" derler... Türk Milliyetçisi gibi görünmeye çalışan Fetullahçı İsrafil Kumbasar, Türk Milliyetçisi gençlerin kafalarını bulandırmaya çalışan bir ajan provakatördür. Bu kişiye çok dikkat edin. Adına "zaman" denilen kavram haklı olduğumuzu gösterecek...

1 Şubat 2005


("Fetullahçı İsrafil Kumbasar'dan Yeni İftiralar" başlıklı yazımızı okumak isterseniz buraya tıklayın.)

("İsrafil Kumbasar Mevzusuna Son Nokta" başlıklı yazımızı okumak isterseniz buraya tıklayın.)