YENİ ŞEHİR TERÖRİZMİ: KAPKAÇ


Büyük kentlerimizde artmakta olan huzursuzlukta en büyük pay sahibi olgulardan biri kapkaç… Son zamanlarda kapkaç olayları hızla yayılmaya başladı ve buna bağlı olarak kamuoyunda da fazlaca yer buldu. Gazetelerde, televizyonlarda sıkça kapkaç haberleri izlemek okumak zorunda kalıyoruz. Bir cep telefonu yüzünden trenden atılarak öldürülen gençlerden çantasını bırakmadığı için metrelerce sürüklenen bayanlara varana dek, çeşit çeşit zorbalığın şahidi oluyoruz. Nedir bu kapkaç? Nedendir? Biz kapkaç olaylarına farklı bir açıdan yaklaşacağız ve kapkaççıların etnik değerlendirmesini yapacağız. Böylece bazı gerçeklere ulaşma şansımız olacaktır.

Hürriyet Gazetesi’nde yer alan haberlere göre kapkaççılar en fazla Diyarbakır, Bingöl, Siirt, Muş, Mardin, Adıyaman ve Malatya’dan gelen kişilerden oluşuyormuş.. 20 kapkaç reisinin geldiği illerden 16 tanesi Kürtlerin çoğunlukta olduğu iller imiş.

Tren istasyonları, kapkaççıların yoğun bulunduğu ortamlar.. Yine basının bildirdiğine göre Haydarpaşa-Gebze arasındaki tren istasyonlarında bazı kapkaç çeteleri hüküm sürüyor. Örneğin;

Dil İskelesi istasyonu: "Ağrılılar Çetesi"nin,
Kartal İstasyonu: "Mardinliler Çetesi"nin,
Gebze İstasyonu: "Urfalılar Çetesi"nin işgâli altında.

Bunlardan anlaşıldığına göre başımızdaki birçok belâda olduğu gibi kapkaç belâsında da ön plânda olanlar kürtler.. Hatta bu durum meclisin dahi dikkatini çekmeyi başardı. Öyle ki, CHP İzmir milletvekili Canan Arıtman, TBMM Sokak Çocukları Araştırma Komisyonu çalışmaları dahilinde bazı tespitlerde bulundu. Arıtman, özellikle güneydoğu illerinden yaşları 16-18 arasında değişen gençlerin 3’lü - 4’lü gruplar hâlinde İstanbul’a ve diğer büyük kentlere gelerek hırsızlık ve gasp çeteleri oluşturduğunu bildirdi. Canan Arıtman bu duruma bir çözüm önerisi de getirdi ve: "Polisler tarafından bu illerden gelen kamyonlar ve otobüsler kent çıkışlarında durdurularak arama yapılmalı. Yanlarında velisi olmadan yolculuk edenler hakkında, gidecekleri yer belli değilse, kendilerini geçindirecek kadar paraları yoksa evlerine geri gönderilmeli. Bu belki çok kalıcı bir çözüm değil ancak yine de bir önlemdir. Büyük kentlerde bu çocukların yarattığı tehlike gittikçe büyüyor" dedi.

Arıtman’ın çözüm önerisine –yeterli olmadığını düşünmekle beraber- katılıyoruz. Kürt kaynaklı gasp, kapkaç, hırsızlık eylemleri büyük kentlerimizi yaşanmaz hâle getirmektedir. Bilhassa İstanbul, yeni şehir terörizmi olarak nitelendirilebilecek olan kapkaç eylemleri dolayısıyla huzursuzlukla dolmuş durumda. Birçok vatandaşımız çarşılarda, kalabalık ortamlarda bulunmaktan çekiniyor, rahatsızlık duyuyor..

Bu sorun çözülmelidir. Sorunun çözümü için, güneydoğu illerinden büyük şehirlere göçlere sınırlama getirilmelidir. Gerekirse, güneydoğudan büyük şehirlere gitmek, özel izne tabi olmalıdır. Arıtman’ın belirttiği gibi, hele yanında kendine yetecek parası olmayanlar bu kentlere hiç sokulmamalıdır.

Konuyu toparlayıp gözden geçirince biz Türkçüler neden “kürt sorunu PKK’dan ibaret değildir.” diyoruz, ortaya çıkacaktır. Görüldüğü gibi kürtler dağda Mehmetçiğimizi katlederek terör yarattıkları gibi kentlerde de kapkaç yaparak, gasp ve hırsızlık çeteleri oluşturarak terör yaratmaktadır. Günümüzde huzursuzluk, kürtlerin eseridir.

Kürtleri aklamak için öne sürülen “ekonomik koşullar ve geçim sıkıntısı” gibi bahanelerin hiçbir geçerliliği yoktur. Defalarca verdiğimiz örnekleri tekrarlamak zorunda kalacağız: Türkiye’nin en yoksul ikinci ili Gümüşhane’dir ama bugüne kadar Gümüşhane’den ne terörist, ne kapkaççı ne de gaspçı çıkmıştır. Oysa Gümüşhane’den çok daha büyük ve zengin olan Diyarbakır, terörizme de kapkaççılık ve gaspçılığa da en büyük insan kaynağını oluşturmaktadır. Bunun sebebi, Gümüşhanelilerin Türk, Diyarbakırlıların büyük oranda kürt olmasıdır. Türkler, büyük çoğunlukla, aç kalsalar dahi haram lokma yemeyecek, başkasının ekmeğine göz dikmeyecek kadar ahlâklı insanlardır. Kişi, Türk’ün yanında kendini güvende hisseder. Oysa kürtlerin bu konulardaki hassasiyetini(!) anlamak için yukarıda bahsettiğimiz örneklere göz atmak yeterli olacaktır. Sadece kapkaç ve gasp da değil; mafya, uyuşturucu kaçakçılığı, tefecilik, travestilik, fuhuş, taciz, tecavüz vs. birçok pislik de genellikle kürtlerin başının altından çıkmaktadır. Geçtiğimiz günlerde gündemi oldukça meşgûl eden bir Türk kızının kaçırılması olayının dahi arkasından Urfalı bir kürt çıkmadı mı?

Şu gerçek açıkça ortadadır ki güzel ülkemizi yaşanmaz hâle getirenlerin başında kürtler gelmektedir. “Kardeşlik” masallarıyla uyuyanların tepkisizliği bu durumu daha da vahim kılmaktadır. Bu sorunun çözümü için yukarıda belirttiğimiz önlemlerin alınması şarttır. Ancak bu önlemlerin alınabilmesi, büyük ölçüde halktan gelecek tepki ve isteğe bağlı olacaktır. Bizler tepki vermedikçe meclisin böyle bir girişimde bulunması ihtimâli hayli zayıftır. Bu sebeple bizlere düşen görev her ortamda ve her fırsatta başkalarını bilinçlendirmeye çalışmak ve tepkimizi meşru yollardan ortaya koymak olacaktır.

Tanrı Türk’ü Korusun!

Türk Şad


2 Aralık 2004