TÜRKÇÜLÜK VE ÖZ BENLİK KAVRAMLARI - MİLLİ İSTİKRARİ GÜÇ


Türkçülüğü geniş kitlelere taviz vermeden taşıyabilmek için öz benlik kavramı üzerinde yoğunlaşmak, bu benlik ideolojisini yeniden geliştirmek gerekmektedir. Bir ideoloji hitabet sınırlarının genişliğine doğru orantılı olarak taviz vermek zorundadır. Halbuki bir ideolojinin öze uygun olduğunu kişilerin kafalarında oluşturmak, kişilerin bu ideolojiye inanmak için kendilerinden taviz vermesini gerektirir. Biz Türkçüler bundan sonra kişilerin algılayış biçimlerine uygun olarak hiç bir şekilde taviz vermeden onlara ulaşacağız. Gizlilik temel prensibimizdir. Ortaya birden çıkmayacağız, kişileri algılayıp onları cezbedebilecek yönleri ile onların özüne ineceğiz.

Büyük bir milli kimlik arayışı içerisinde olan bir millet kendi milli kimliğinden uzaklaşmış ise onlara direkt olarak "anında eski milli kimliğinize dönün" demek, olması gereken çözüm olmasına rağmen fazla taraftar toplamayacaktır.

Milletlerin Özüne İnmek

Özünden uzaklaşmış bir milletin özüne direkt inilemeyecektir. Onların şu an için var olan yapmacık kimliklerine yönelmekte olan büyük bir ideolojik kültür onlara geçmişlerini hatırlatırken günün koşullarına uyum sağladığını göstermek mecburiyetindedir. Aksi takdirde özden uzaklaşmayı tercih etmiş bir millet bu hareketinde haklı olduğu izlenimine kapılabilir. Onların körelmiş vicdanlarında az da olsa oluşacak bu kıvılcım hareketi birgün gelecek büyük bir yangın haline dönüşecektir, ruhu besleyen o eşsiz manevi ırki güç, var olan bedeni ele geçirmeye and içen bir ülkü olacaktır. Bundan sonra işimiz daha da kolaylaşacaktır.

Milletleri Uyandıran Eşsiz Güçler

Milletler milli istikrari güçlerini keşfettiklerinde kendilerinde daha büyük işler başarmak için cesaret bulacaklardır. Milletlerin bağırlarında yaşattıkları milli ahlak, ruhen ve bedenen istekleri ve ideolojileri ateşlemekle kalmayacak, yıllar süren ve memleketin içerisinde bir yangın halini almış vurdumduymazlıkların, esaretin ve korkunun zincirlerini en asi ve en hırçın şekli ile yok edecektir. Milli istikrari güç, milletlerin kalbinde bir ateş olarak yer aldıklarında o istikrar için yakmaya hazır halde vicdanlarda tutulacaktır. Bu vicdani hesaplaşmadan kaçmak isteyenler vicdan muhasebelerinde devlet için var olmanın milleti geliştireceğini gördüklerinde devletlerinden daha büyük işler başarmalarını isteyeceklerdir.

Bizler Başarıya Tutsak Bir Milletiz

Milletimizin kalbinde vuku bulmuş yegane ideolojik düşünce milliyetçiliktir. Bunun dışında Türk ırkına yakıştırılan her düşünce öz olmayan öze dönüldükçe varlığı yok olmaya mahkum düşüncelerdir. Milliyetçilik gaye bakımından Türk ırkının üstün vasıflarının her yönü ile kısa bir tarifidir. Varlığının her döneminde gücünün yegane var edicisi bu ideoloji olmuştur. Türk ırkı bu üstün özelliklerini muhafaza ettikçe, hatırladıkça ve her zaman özünün derinliklerinde saklı tutulan bu gücü açığa çıkarttıkça başarıya tutsak bir millet olarak yaşayacaktır.

İleriye Atılan Milletler İleride de Var Olacaklardır

Milleti tek bir vücut halinde toplamak, onları ileriye taşıyacak fikirlerde müsterih kararlara varmak gaye bakımından öncelikli hedeflerimizdendir.

Milli istikrari güç bir milletin bedenine işlemiş en etkin güçtür. Bu gücün zorluklara mukavemeti dünyada emsali görülmemiş bir gücün varlığıdır. Bu güç kişilerin merhametlerinde, vicdanlarında, kalplerinde gizliden vuku bulmuş sakin bir görüntü görünümünde asi ve asalet içerisinde devleti ve milleti için bir gün hiçbir tereddütte düşmeden hiç çekinmeden ortaya çıkacaktır. Bu güç milleti için refahından feragat etme konusunda hiç tereddüt etmeden cepheye atılacak, cephede yok oldukça Türk ırkı sonsuza dek varolacaktır.

Yokluklar ve Ortak Hedefler Devletleri Ve Milletleri Tek Bir Gayede Toplar

Milletlerin devlet yaratma kabiliyetleri Tanrısal bir güç gibidir. Bu güce karşı konulamaz. Milletler yalnızca tek bir gayede toplandıkları zaman devletlerinden büyük işler başarmasını beklemeyi hak eder. Her yönü ile saptırılmış düşüncelerde ve gitgide özde de oluşmaya başlayacak bir farklılaşma bir devletin milletçi özelliklere değil halkçı özelliklere sahip olmasına yol açmaktadır. Devletlerin milliyetçilik alanında var olan güçleri milletlerin görüşlerini ırki değerler üzerinde geliştirmesi ile mümkündür.

Hiçbir millet geleceklerine dair umutların tükenmesi ile kaderine terk edilemez. Çünkü milletler kutsal varlıklardır.

Ey Türk milleti biliniz ki yıllardır bağrınızda yanan yüksek ideale ulaşma ateşi sönmedikçe, büyük yangınlar çıkartmaya yetecek kadar güçlüsünüzdür. İşte bu ateşi körükleyecek yegane düşünce Türkçülüktür.

Faşizm Yapısı İtibariyle, Nazizim İse Gaye İtibariyle Bizlerin Aleyhindedir

Var olan temelini devletin yalın olarak üstünlüğünde gören faşizm yapısı itibari ile bizlere tamamen ters düşen Türk Irkı için gayet zararlı bir devlet sistemi olmaktadır. Faşizm,Türkiye'de demokrasi olmasa idi ya da daha gerçekçi yönü ile azınlıklar olmasaydı pek tabi ki uygulanabilir idi. Diğer yandan Nazizm tek bir topluluğu kendine düşman görmesi ve varolan gücünün gelişimini ve sınırlarının gelişme nedenini açıklayamaması bakımından tehlikeli bir düşünce sistemidir. Nazizm temelinde benimsenecek bir milliyetçilik kavramı, tüm dünyanın bizlere duymuş olduğu kini ve nefreti bir kat daha arttırır. Oysa ki Türkçülük ve Turancılık Türk ırkının gerek coğrafi gerekse iktisadi bir şekilde neden büyümesi gerektiğini geçerli nedenlerle açıklamaktadır.

Milletlerin Kalbinde Oluşan Milli Şuur Ateşi

Kişinin fiziki bedeni psikolojik ve ruhu bedenin esareti altındadır. O halde bizlerin fiziki bedenleri harekete geçirmek, milleti bir hedefte toplamak için varolan bedenin özüne inmemiz, öz olanları bulup çıkartmamız gerekiyor idi. Ruhlara ancak bu ateş verilirse esaretin zincirleri eriyecek, düşmanların kalplerine korku salacak etkin bir gücü oluşturabilecektik. Türk milletinin ruhunu okşayacak yegane kutsal güç milli güçtür. Bu bakımdan Türk ırkı hiçbir milletin vicdanlarında oluşamamış büyük bir inanç ile ırki şuura sahiptir. Diğer milletlerde bu güç genellikle din ile ortaya çıkmaktadır. Fakat Türk ırkında bu manevi güç ırki temeller üzerinde yükselmiştir. Bu Tanrının ayrıcalıklı yarattığı Türklere vermiş olduğu bir özelliktir. Türkün vicdanında pek tabii ki yüksek iman ve ahlak bulunmaktadır. Bu ahlak ve iman Türk ün bedenini güçlendiren yegane faktörlerdir.

Türk'ün ruhunda taşıdığı ırki bilinci derinliklerinden çıkartmanın, ona ateş vererek işlemenin artık zamanı gelmiştir. Milli kimliklerine büyük bir ustalıkla işlenilmiş olan bu milli şuurun derinliklerden çıkartılmasının yegane yolu Türk ismini taşıyan topluluğun özüne inmektir. Irki şuur onların özlerinde var, özlerinde olan bir şeyi onlara yeniden yerleştirmeye kalkmak büyük ve riskli olabileceği gibi gayet gereksiz bir eylemdir. Onların ırki şuurlarının ortaya çıkarılması için geçmişlerinin tam manası ile anlatılması öz olanlardan bahsedilmesi yeterlidir.

Ne Yapsalar Nafile, Asla Yolumuzdan Döndüremezler

Ne batıcısı, ne doğucusu ne yapsalar boş ve nafile, asla yolumuzdan dönmeyiz. Bu yolda her türlü zorluklarla karşılaşacağız, karşılaşmaktayız da fakat asla başarısız olmayacağız. Milletlerin kalbine kazınacak Türkçülük ideolojisi yolumuzu daha da aydınlatacak ve asla yılmamamız gerekliliğini bizlere mutlak suretle tekrarlayacaktır.

Milli İstikrari Güç Ne Demektir?

Milli İstikrari Güç bir milletin kendi yaratabileceği ideolojilerin yine o millet tarafından sıkı bir şekilde savunulması, milletin devleti ile aynı şekilde devletin de milleti ile tek bir hedef doğrultusunda çalışması ilkesidir.

Devleti oluşturan ve kuran milletler tek bir hedef doğrultusunda birleşmez ise var olan devlet otoritesi her türlü aksiyonları aleyhte bulacak, hepsine belli bir mesafede yaklaşacak fakat özde kendine özgü bir sistem oluşturacaktır. Oluşturulan bu sistem gaye bakımından tamamı ile bizim aleyhimizdedir. Devlet varlığının zedelenmemesi bakımından uç noktalarda değil genellikle orta noktalarda gözüken bu sistemin temeli bir bakıma faşizm ve komünizm gibi yalın bir devlet üstünlüğü ortaya atacak, milleti ve milli değerleri çok önemsemeyecektir. Çünkü bu sistem için tek önemli olan devletin varlığıdır.

Milli istikrari gücün içerisinde devletçi özelliklerde kuşkusuz ki mevcuttur fakat devletler milletlerin değil, halkın devleti olmaya başlar ise devleti kuran millete hizmet için günü geldiğinde hiç tereddüt etmeden devletçilik sisteminin aleyhinde işler.

Kısaca özetlenmek istenilir ise Milli İstikrari güç milletin tek bir hedef doğrultusunda birleşerek devleti ile büyük işler başarma ideolojisidir.

Şu an için alınamayacak bir önlemin, devletin gidişatına bakıldığında aleni bir şekilde ne hal aldığı ve tartışmasız bizim aleyhimizde olacağı kesindir. Bu hareket son zamanlarda durağanlaşmıştır, bu durumda bizlerin her türlü düşünceleri ile ortalarda gözükmemiz gerekmektedir. Bizlerin en iyi şekilde görünmemizin, tepki toplamadan ülkülerimizi geliştirmenin temeli Milli İstikrar olacaktır.

MİLLET İSTERSE DEVLET YAPMAYA MECBURDUR!

Ve gaye bakımından öncelikli hedefimiz "Halk isterse devlet yapmaya mecburdur" denilmemesini sağlamaktır.

Hiçbir ideoloji umutların tükenmesi ile başarısızlığa sevk edilemez. Milli İstikrari Güç işte bunu milletlerin beyinlerine ve vicdanlarına aşılamak için vardır.


Mete Baştürk

8 Temmuz 2004