TÜRK EVLADI, POLİSİNE SAHİP ÇIK!


Dünya Kadınlar Günü'nü bahane edip izinsiz gösteri yürüyüşü yapan ve nazikçe ikaz edilmelerine rağmen dağılmamakta direnerek taşlarla, sopalarla polise saldıran PKK, DHKP-C, TİKKO gibi terör örgütlerine mensup kadınlardan birkaç tanesinin polis tarafından coplanması Türkiye ile Avrupa gündeminin birinci maddesi hâline geldi.

Avrupalılar, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini istemedikleri için bu olayı dallandırıp budaklandırıyorlar, yani niyetleri açıkça bellidir.

Peki ama Türkiye'deki yazar-çizer ve siyasetçi takımına ne oluyor? Polise bu derece yüklenmelerinin sebebi nedir?.. Avrupa'ya yalakalık mı?

Millî duyarlılığa sahip birkaç kişinin haricinde kimse "Coplanan kadınlar sütten çıkmış ak kaşık değildir, hepsi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni hedef alan bölücü-yıkıcı terör örgütlerinin militanları veya sempatizanlarıdır." demiyor... Herkes polise çullanıyor.

Neymiş efendim, kadınlara cop vurulmazmış!..

Devlet düşmanının kadını-erkeği olmaz. Devlet düşmanına cinsiyet ayrımı uygulanmaz. Kimse o kadınları devlete düşmanlık etmeleri için zorlamadı, kendi özgür iradeleriyle bu yolu seçtiler. Öyleyse, sonuçlarına da katlanacaklar.

Neredeyse her hafta Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerin en işlek caddelerinde eylem düzenleyerek taşlarla, sopalarla, molotof kokteyilleriyle polise saldıran ve bu da yetmezmiş gibi dükkânların, işyerlerinin camlarını kırarak, yol kenarına park etmiş otomobilleri ve otobüs duraklarını tahrip ederek, hayvanca bir hırsla kaldırım taşlarını bile baştan sona kadar sökerek devletin ve vatandaşın malına zarar veren teröristler Dünya Kadınlar Günü bahanesiyle bir kez daha ortaya çıkmışlar; görevli polisler bunları dağılmaları için ikaz etmiş, fakat ikaza uymak yerine saldırıya geçtikleri için cop kullanmak zorunda kalınmış... Olay budur... Polisin herhangi bir suçu yoktur, yapması gerekeni yapmıştır. Ellerine sağlık.

Polisi cop kullandığı için eleştirenler, kaç tane polisimizin ve askerimizin o kadınların destekledikleri terör örgütleri tarafından şehit edildiğini biliyorlar mı?.. Meslektaşlarını, belki de yakın arkadaşlarını teröre kurban vermiş, kendisi de kelle koltukta görev yapan polisi suçlu ilan etmek marifet değildir; yiğit olan asıl suçluları eleştirsin.

"Demokrasi, insan hakları, fikir özgürlüğü" kavramlarının ardına saklanan vatan millet düşmanlarına müdahale etmek gittikçe zorlaşıyor, polisimiz çaresiz durumda... Türk evladı, polisine sahip çık! Kirli siyaset çarkının dişlileri arasında ezilmesine izin verme!


12 Mart 2005